09.10.2026
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Deniz Demir, bilimsel, eğitsel ve ekonomik değer taşıyan jeosit alanların korunması için Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu. Teklifle, jeolojik miras niteliğindeki jeosit alanların korunması gerekli taşınmaz tabiat varlıkları arasında açıkça sayılması amaçlanıyor.
Teklif, jeolojik süreçlerin izlerini günümüze taşıyan ve bilimsel, eğitsel, kültürel ve ekonomik değer barındıran jeosit alanların yasal koruma çerçevesinin güçlendirilmesini hedefliyor. Düzenlemeyle, jeolojik miras niteliğindeki jeosit alanların Kanunun 6’ncı maddesinde korunması gerekli taşınmaz tabiat varlıkları arasında açıkça sayılması talep ediliyor.
DOĞAL MİRASIMIZI KORUMAK ZORUNDAYIZ
Türkiye’nin zengin jeolojik çeşitliliğine dikkat çeken Demir, jeositlerin yalnızca bilimsel araştırmalar açısından değil doğa eğitimi ve jeoturizm bakımından da önemli bir değer taşıdığını belirtti. Demir, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bir ülkenin mirası yalnızca tarihi yapılarından, anıtlarından ve kültürel varlıklarından ibaret değildir. Yeryüzünün milyonlarca yıllık oluşum sürecinin izlerini taşıyan jeolojik alanlarımız da bu mirasın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu alanları korumak, yalnızca bugünün değil gelecek kuşakların da hakkını korumaktır.”
GERİ DÖNDÜRÜLEMEZ KAYIPLARIN ÖNÜNE GEÇİLMELİ
Jeosit alanların yapılaşma, madencilik, taş ocağı faaliyetleri ve altyapı çalışmaları nedeniyle zarar görebileceğine işaret eden Demir, jeolojik mirasın korunmasının açık bir yasal dayanağa kavuşturulması gerektiğini vurguladı. Demir, “Jeolojik oluşumlar, milyonlarca yıllık doğal süreçlerin sonucudur. Tahrip edildiklerinde çoğu zaman yeniden oluşturulmaları mümkün değildir. Bilimsel açıdan son derece değerli bu alanların korunmasını, zarar meydana geldikten sonra gündeme gelen bir mesele olarak göremeyiz. Önleyici ve kalıcı bir koruma anlayışını esas almalıyız.” dedi.
KORUMA MEVZUATINDA AÇIK BİR DÜZENLEME GEREKLİ
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nda jeosit alanların korunması gerekli taşınmaz tabiat varlıkları arasında açıkça sayılmadığına dikkat çeken Demir, sunduğu teklifin bu alandaki hukuki çerçevenin güçlendirilmesine katkı sunacağını belirtti.
Demir, “Doğal ve bilimsel açıdan önem taşıyan alanların korunması, belirsizliklere bırakılmamalıdır. Jeolojik mirasın mevzuatta açıkça tanımlanması ve koruma kapsamına alınması, bu alanların tespit ve tescil süreçleri açısından da önemlidir. Amacımız, ülkemizin sahip olduğu bu değerlerin korunmasını güvence altına alacak açık bir hukuki temel oluşturmaktır.” ifadelerini kullandı.
Deniz Demir’in TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifinin birinci maddesiyle, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 6’ncı maddesinin birinci fıkrasına yeni bir bent eklenmesi öngörülüyor. Bu bent kapsamında, “bilimsel, eğitici ve ekonomik değer taşıyan jeolojik miras niteliğindeki jeosit alanlar” korunması gerekli taşınmaz tabiat varlıkları arasında sayılacak. Teklifin yasalaşmasıyla jeosit alanların korunmasına yönelik mevzuatta açık bir düzenleme oluşturulması hedefleniyor.